Hidatitoz (kist hydiatik), yukarıda adı geçen parazitin yol açtığı, insan sağlığını da kötü yönde etkileyen paraziter bir hastalıktır. Bu parazit, köpeklerin ince barsaklarında yaşar ve köpeklerde belirgin bir semptom oluşturmaz. Fakat insan ve ruminantların (sığır, koyun, vb.) iç organlarında “kist hidatid” olarak adlandırılan kistleri oluşturur.

Bu parazit köpeklerin ince barsaklarında olgunlaşır ve yumurta çıkarmaya başlar;
yumurtalar dışkı yoluyla etrafa saçılır. İnsan veya ruminantlar bu yumurtaları şu yollardan alırlar:
 
1) Enfekte dışkının sebze ve meyvelere buluşması ve bunların iyice yıkanmadan yen
mesiyle (sinekler bu gibi dışkılara konduğunda, yumurtaları vücutlarıyla taşırlar,
böylece bulaşma bazen bu yolla da olur),
2) Yumurtaların kuruması ve toz haline gelip havaya karışmasıyla solunum yoluyla,
3) 
Çocukların kum havuzunda oynarken yumurtayla bulaşık ellerini ağızlarına götür-meleriyle,
4) 
Antiparaziter tedavisi yapılmamış hayvanların sevilmesi sırasında.

* Yukarıda da belirtildiği gibi bulaşma sadece sindirim yoluyla değil, solunum yoluyla da olur ve bazı insanların iddia ettikleri gibi, kist hidatidi kıl değil, kılın üstünde bulunan “yumurta” oluşturur.

* Çiğ sakatatla beslenen bir köpek, bu etin üstündeki “kistlerle”enfekte olur, fakat kistli sakatatı yiyen bir insanda bu gibi bir durum söz konusu değildir. Aynı şekilde yumurtayı yutan bir köpek de enfekte olmaz, çünkü insanlar için enfektif form “yumurta”, hayvanlar için de “kist hidatid”tir.

Bu parazitin yaşam çemberinden kısaca bahsetmek gerekirse; parazit iki konaklıdır. Arakonakları, insan ve ruminantlar, son konakları ise köpek ve vahşi etçillerdir. Parazitin yetişkin formu, köpeklerin ince barsaklarında gelişme gösterir. Olgunlaştıktan sonra da, erişkin parazitten hergün bir gebe halka koparak dışarı atılır. Bunların parçalanmasıyla da yumurtalar açığa çıkar.

Yumurtaları yukarıda bahsedilen yollardan alan insan ya da ruminantlar, bu yumurtaları sindirdiklerinde, yumurta ince barsaklarda serbest kalır ve barsak duvarını delerek kan yoluyla başta karaciğer olmak üzere diğer organlara da ulaşır ve buralarda kistlenir. Her yumurtadan(onkoskosfer) bir kist gelişir. Kistler çok yavaş gelişme gösterir. İçlerinde protoskolekslerin (köpekleri enfekte edebilen yumurtalar) oluşması 5 – 6 ay sürebilir. Gelişme yıllarca devam eder ve 20 – 30 cm’e erişebilir.

Her birinde bir embriyo bulunan yumurtalar, insan ve ruminantlar içinde enfektiftir.
Köpekler ise bu gibi kistli organları yiyip kisti sindirdiklerinde, protoskoleksler ince 
barsak duvarına yapışır ve erişkin formu gelişmeye başlar.Yumurtalarda dışkı yoluyla
atılır.

Protoskoleks’ten erişkin forma ulaşma süresi (Prepatent süre) 47 gündür ve antiparaziter uygulama bu süreye uygun ve parazitlerin yaşam çemberlerini tamamlamalarına izin vermeyecek şekilde yapılmalıdır.Yaşam çemberini tamamlayabilen parazit, çoğalmaya ve etrafını risk altında bırakmaya devam edecektir.

Klinik Belirtiler

Köpeklerde klinik semptomlar belli belirsizdir. Binlerce erişkin parazit bile, köpekte herhangi bir klinik belirti oluşturmaz. Asıl zararlı etkileri, kistin yerleştiği yere göre insan ve ruminantlarda görülür. Kistin çok yavaş gelişme göstermesinden dolayı asıl risk altında olanlar insanlardır. Kist Hidatid bir golf topuyla basket topunun büyüklüğüne erişebilir ve 10 – 15 litre sıvı içerebilir. Kistin basınç yaptığı organa göre de bu etkiler değişir. Böbrek, kalp, pankreas ve merkezi sinir sistemine yerleşmişse, küçük boyutlu bir kist bile klinik belirtilere sebep olur. Karaciğere lokalize olan bir kistin farkedilebilecek bir büyüklüğe ulaşabilmesi için 10 – 20 yılın geçmesi gerekebilir. Fakat kist büyüdükçe ölümcül olmaya başlar; çünkü  organın fonksiyonu engellenmiş olur. Karaciğerde bulunan bir kist hafif bir sarılık ve sindirim  bozukluğuna yolaçabilir. Akciğerdeki kistler kronik bronşit, kalptekiler kalp yetersizliği, kemiktekiler bölgesel kemik kırıklarına ve topallıklara sebep olur. Kist, beyinde lokalize olmuşsa, durum çok daha ciddidir, ensafalit tablosu oluşur. Bir kistin darbe sonucu vücut içinde patlamasından dolayı kist sıvısı ve yumurtacıklar vücuda yayılır. Antijen karakterli kist sıvısını vücut yabancı bir protein olarak algılar ve hafif bir allerjik reaksiyon veya anaflaktik şok yüzünden ölüm olabilir. Patlama sonucu vücuda dağılan her yumurtacıktan bir kist gelişebilir. İnsanlarda tedavi operasyonla gerçekleşebilir. Diğer bir yol ise, kist sıvısı bir enjektörle çekilip, yerine yumurtacıkları öldürecek  bir kimyasal madde verilmesidir.

Tanı

Hayvanlarda  kist hidatitin tanısına pek başvurulmaz. Ancak insanlarda kist hidatit tanısı için röntgen kimyasal ve allerjik test yöntemlerinden yararlanılabilir.
Köpeklerde erişkin paraziti tesbit etmek güçtür, çünkü dışarı atılan gebe halkalar oldukça küçüktür ve her dışkı muayenesinde yumurtaya rastlanmayabilir. Rastlanan yumurtaların diğer tenya yumurtalarından ayrımı mümkün değildir. Bu yüzden yumurtadan teşhis yapılamaz.

Kontrol

Kist hitadikin kontrolünde şu hususlar dikkate alınmalıdır:
1- Köpeklere kistli sakatatlar (akciğer, karaciğer, vb.) kesinlikle verilmemelidir.
2- Mezbahadan çıkan iç organ ve sakatatlar başıboş köpeklerin ulaşamayacağı şekilde ortadan kaldırılmalı veya gömülmelidir. 
3- Üç aylık ve daha büyük köpekler 6 haftada bir(yaklaşık 47 gün) parazit tedavisi görmelidir.
4- Üç aylık ve daha büyük köpekler bütün olarak dışkı tahliline tabii tutulmalıdır.


Siz de bu konu hakkındaki
yorumunuzu eklemeyi unutmayın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir